Aşure
Rivayete göre Nuh Peygamber tufandan kurtulduktan sonra gemide kalan son malzemelerle bir çorba pişirmiş ve bu çorbaya aşure adı verilmiş. Gemidekiler aşureyi paylaşarak yemişler. Bu tarihi olayı her yıl muharrem ayının onunda hatırlamak niyetiyle aynı çorba yapılarak komşular ve dostlarla paylaşılır. İçinde tuz ve şeker gibi zıt tatları barındıran, bir anlamda birlik ve kaynaşmayı temsil eden Aşure, bu özellik ve güzelliğinden dolayı asırlar boyu varlığını sürdürmüştür.
-
Bu sebeple ben de 2008 yılına aşure tarifi ile başlamak istedim. Evlerinizden bolluk ve bereket hiç eksilmesin, sevgilerimle...
Malzemeler
500 gr buğday
250 gr nohut
250 gr kuru fasulye
1/2 su bardağı pirinç
3 yemek kaşığı bulgur
750 gr şeker (zevkinize gore daha az veya daha cok koyabilirsiniz)
150 gr yer fıstığı
15-20 adet kuru kayısı
150 gr kuru üzüm
10-15 adet kuru incir
bir avuç portakal şekerlemesi veya 1 ufak portakalın kabukları
bir fiske tuz
1 parça çubuk tarçın
15-20 tane karanfil
Süslemek için:
Ceviz, nar taneleri, tarçın, fındık...
1 gece önceden :
Buğdayı bir tenecereye alarak üzerini 3 parmak geçecek şekilde su koyup bir taşım kaynatıp oacaktan alalım. Tencerenin kapağını kapatarak iyice şişmesi için bir gece bekletelim. Nohut ve fasulyeyi de ayrı ayrı tencerelerde yumuşayana kadar kadar haşlayalım. Kuru malzemeler daha sonra tekrar birleştirip kayanatılacağı için biraz diri kalmalarında fayda var. Eğer isterseniz nohutların kabuklarını haşlandıktan sonra soyabilirsiniz.
Aşure pişirirken :
Kuru incir, kayısı ve üzümü ayrı kaplarda ıslatalım ve en az bir saat bekletelim. Daha sonra kayısı ve inciri küp şeklinde doğrayalım. Pirinç ve bulguru yıkayıp suyunu süzdürelim.
Haşladığımız buğdayı büyükçe bir tenceyle ocağa alarak üzerini 3 parmak geçecek kadar sıcak su ekleyelim. Kaynamaya başlayınca tencereye sırasıyla nohut, fasulye, pirinç ve bulguru ekleyelim. En az 20-25 dakika kısık ateşte kaynatalım. Eğer kıvamı size koyu geliyorsa biraz daha kaynar su ilave edebilirsiniz. Tencerenin dibinin tutmaması için arada bir karıştıralım.
Malzemelerin iyice piştiğine emin olunca şekerin yarısından fazlasını tencere ilave edelim.
Tadına bakıp kalan şekeri öyle ekleyelim. Şeker miktarı zevke göre değişebiliyor. O sebeple tadına bakmadan hepsini koymayın. Sonra kuru kayısı, incir ve üzümü de tencereye ekleyelim. Portakal şekerlemesi veya minik minik doğranmış portakal kabuklarını ve bir fiske tuzu da ekleyelim. Çubuk tarçın, karanfil ve yer fıstıklarını da kaynayan aşureye ilave edelim. Bu arada, eğer kıvamı gözünüze koyu geliyorsa tencereye biraz daha kaynar su ekleyin ve ocağın altını çok kısık ayarda tutun. Unutmayın aşure soğuyunca kıvamı daha da koyulaşıyor. Bütün malzemeleri kattıktan sonra 10-15 dakika daha aşureyi kaynatıp altını kapatalım.
Kaplara, kaselere paylaştırarak biraz soğumasını bekleyelim. Kaselerin üzerinde sır gibi bir tabaka oluştuğunda tarçın, nar, ceviz vb zevkimize göre malzeme ile aşurelerimizi süsleyelim.
Bu miktarlardan yaklaşık 20 - 24 kase arası aşureniz oluyor.



Nezaket'ciğim,
Geçen yıl da ben ilk defa yapmış ve aynı senin gibi düşünmüştüm. Hiç de zor değilmiş. Üstelik kendi sevdiğim gibi pişirmiştim. Yani malzemeler açısından. Allah kabul etsin, ellerine sağlık:)
Sevgilerimle...
Posted by
bocuruk |
21 Ocak, 2008 15:37
Sevgili Bocuruk, gercekten ben cok keyif aldim evde asure pisirmekten. Bundan sonra her sene yapacagim. Cok tesekkur ederim, sevgilerimle
Posted by
Nezaket |
21 Ocak, 2008 23:20
Adı gibi güzel arkadaşım benim, ellerine sağlık! Ben hiç yapmadım ama annem yaptığında daha buharı üstünde, sıcak sıcak yemeye bayılırım.
Posted by
Defne |
22 Ocak, 2008 09:11
Nezaketciğim,
nefis görünüyor aşuren ellerine sağlık. bayılırım aşureye , bir de üşenmeyip yapsam:))
Posted by
sevdamavisi |
22 Ocak, 2008 10:11
Ah ah bende annemle ayni sehirde olsam kesinlikle kendim yapmaz, anne asuresinin keyfini cikarirdim :) Annemin yaptigi kadar iyi olmasada ilk deneme icin oldukca basarili bir asure oldu (cok becerikliyim!!) Cok opuyorum Defne'cigim.
Sevda, cok tesekkur ederim. Aslinda hic de oyle dusundugumuz kadar zahmetli degilmis asure yapmak. Tavsiye ederim:)
Posted by
Nezaket |
22 Ocak, 2008 10:51
ben de hiç denemeyenlerdenim. yani anne aşuresine devam.
bir gün denemek lazım, değil mi?
sevgiler
gorki
Posted by
gezicini |
22 Ocak, 2008 15:19
Cok lezzetli görünüyor,ellerinize saglik.Allah kabul etsin.
Posted by
kizilciksurubu |
22 Ocak, 2008 18:43
Gorkem, evet evet mutlaka... Ama anne asuresi en guzeli bence :)
Senem, cok tesekkur ederim.
Posted by
Nezaket |
22 Ocak, 2008 23:33
Çok güzel görünüyor ellerinize sağlık.
Posted by
Ball kabak |
24 Ocak, 2008 22:16
Sevgili Balkabak cok tesekkur ederim. Sevgilerimle
Posted by
Nezaket |
24 Ocak, 2008 23:06
Ellerine sağlık. Ne kadar da güzel görünüyor. Sabah sabah nasıl canım çekti. Sevgilerimi gönderiyorum.
Posted by
Rabia |
25 Ocak, 2008 08:37
NEFİS OLMUŞŞŞ NEFİSSS... ELLERİNİZE SAĞLIK...
Posted by
SICAK PAYLAŞIMLAR AYSEL |
25 Ocak, 2008 21:34
Sevgili Rabia, Sevgili Aysel cok tesekkur ederim. Sevgilerimle
Posted by
Nezaket |
25 Ocak, 2008 21:47
Sevgili Nezaket,
Ben de hala daha anne aşuresi yiyen şanslı gruptanım:)) Ama bir şeye eminim, hiç bir zaman annem gibi aşure yapamayacağım:))
Gel gör ki seninki de tam anne aşuresi olmuş, ellerine sağlık,bayıldım...
Sevgiler......
Posted by
pastacirapunsel |
27 Ocak, 2008 22:25
Rapunsel, kesinlikle haklısın. Anne yemekleri gibisi yok... Sevgilerimle
Posted by
Nezaket |
28 Ocak, 2008 09:35