Ruşeymli Ekmek - 2
Ruşeymli ekmeği daha önce hazır un karışımı ile yaptığımdan ruşeymin neye benzediğini merak ediyordum. Bunu fırsat bilerek, benim gibi bilmeyenler olabilir düşüncesiyle yukarıdaki ruşeym fotoğrafımı sizlerle paylaşmak istedim. -
Daha önce yaptığım ruşeym unlu ekmekten sonra eşe dosta ruşeym sorar olmuştum. Yaşadığım şehrin Türkiye'nin buğday ambarı olduğunu ve ülke üretiminin neredeyse %20sini karşıladığını düşünürsek, ben bulamazsam hiç kimse bulamaz diye düşündüm :) Sonunda bir arkadaşım bana kendi fabrikalarından hem de bol miktarda ruşeym gönderdi de ben de her hafta ruşeymli ekmek yapar oldum. Ruşeymin faydalarını belki biliyorsunuzdur ama isterseniz buradaki linke de bir gözatabilirsiniz.
-
Gelelim tarife,
2 su bardağı normal un
1/2 su bardağı ruşeym
1 su bardağı lifli karışım
1.5 su bardağı tam buğday unu
21 gr yaşmaya
1 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
1 büyük bardak su + süt karışımı (ılık)
Bir kasede ılık süt + su, yaşmaya ve 1 yemek kaşığı şekeri karıştırıp 10-15 dakika maya iyice kabarıp köpürünceye kadar bekletelim.
-1/2 su bardağı ruşeym
1 su bardağı lifli karışım
1.5 su bardağı tam buğday unu
21 gr yaşmaya
1 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
1 büyük bardak su + süt karışımı (ılık)
Bir kasede ılık süt + su, yaşmaya ve 1 yemek kaşığı şekeri karıştırıp 10-15 dakika maya iyice kabarıp köpürünceye kadar bekletelim.
Unları ve ruşeymi derin bir kaseye alıp iyice harmanlayalım ve ortasını havuz gibi açalım. Sütlü mayalı karışımı açtığımız bu havuza dökelim ve ortadan başlayarak yoğuralım. Gerekirse çok az daha ılık su ilave ederek oldukça yumuşak kıvamlı ama ele yapışmayacak bir hamur yapalım.
-Hamuru beze yapıp, yağladığımız bir kaba koyarak üzerini streç filmle kapatıp yoğurt ısısındaki fırında yaklaşık 30 dakika mayalandıralım.
-Mayalanan hamuru tezgaha alıp hafifçe yoğuralım. Yağladığımız bir fırın kabına hamuru yerleştirelim (ben 24 cm lik kelepçeli kalıp kullandım). Kalıbı tekrar yoğurt ısısındaki fırına koyarak hamur hacminin en az 2 katı oluncaya kadar yaklaşık 40- 50 dakika daha mayalandıralım.
-Kabı fırından çıkarmadan fırın ısısını 180 dereceye yükseltelim. Fırın ısınana kadar ekmek tekrar kabaracaktır. Yaklaşık 25-35 dakika üzeri iyice kızarıncaya kadar ekmeği pişirelim. Ekmek fırındayken, kabuğu yumuşak olsun diye ısıya dayanıklı küçük bir kapla su koyabilirsiniz. Ekmek fırından çıkınca üzerine biraz su serpip bir örtüye sararak yaklaşık 10 dakika bekletelim.



Sevgili Nezaket,
iyi ki koymuşsun o fotoğrafı ben de hiç görmemiştim. ekmek de nefis görünüyor. ellerine sağlık. sevgiler..
Posted by
sevdamavisi |
04 Nisan, 2008 08:38
ne güzel bir konuya değinmişsiniz. ben de bebeğime vermek üzere aradım ruşeymi zonguldakta, ama bulamadım. büyük şehirlerin büyük marketlerinde wheat germ olarak satılıyor. internetten de alınabiliyor ama uğraşamadım o kadar.
Buğdayı un haline getiriken en yararlı kısımları olan kepek ve çekirdeğini ayırıyor olmamız, besin değeri hemen hemen hiç olmayan kısmını en baş gıda olarak tükrtiyor olmamız korkunç geliyor bana. Güngör Urasın yazısı pek faydalı fakat bi noktayı gözden kaçırmış. Olay türk halkının daha daha beyaz ekmek istemesi ile ilgili değil, sonuçta anlatılır, bilgilendirilir halk. herkes anlar ki eski usul taş değirmende öğütülen has un en iyisidir. kimse de tutturmaz benim ki ille de beyaz olsun diye. Olay raf ömrü ile ilgili. Yani tüketenlerle değil üretenlerle ilgili. Buğdayın çekirdeği E vitamini ile birlikte doymamış yağ asitleri içerdiğinden kısa sürede bozulup acılaşıyor. Yani unun raf ömrünü kısaltıyor, depolama koşullarını zorlaştırıyor. Bu yüzden, unun içinde bozulmaya neden olan mikroorganizmalara (dolayısıyla insan vücuduna) yararlı her ne varsa uzaklaştırılıyor, öldürülüyor. Kalıyo mu geriye besinsiz, yararsız, hatta zararlı ama bembeyaz, hiç bozulmayan, pırıl pırıl bir toz. Öyle işte. Bozuluyorum çok insan elinin, bilgisinin insana ettiğine.
sevgiler..
Posted by
semiramis |
04 Nisan, 2008 09:30
Sevda'cigim, cok tesekkur ederim. Benim gibi gormeyen olabilir diye dusunmustumi hakliymisim demekki.
Semiramis, ziyaretin ve verdigin faydali bilgi icin cok ama cok tesekkur ederim. Mumkun olsaydi da yediklerimize bu kadar katki maddesi ve teknoloji degmemis olsaydi keske... Insan cocugu olduktan sonra daha da bir dikkatli oluyor gida ve evde pisenler konusunda. Bloglarimiz sebebiyle bir parca isik tutup faydali bilgiler aktarabiliyorsak insanlara ne mutlu bize. Belki de Sevgili Binnur (Mis Kokulu Ekmekler) olmasa ben ne ruseym den haberdar olurdum nede faydalarindan. Hepiniz iyi ki varsiniz...
Posted by
Nezaket |
04 Nisan, 2008 10:31
Nezaket´cim bunları okuduktan sonra artık normal ekmek yiyemem. İlk iş ruşeym bulmak!
Posted by
pelin |
04 Nisan, 2008 15:22
Nezaketciğim bu bilgiler için ve de tarif için çok sağolasın...ben de bulmaya çalışayım...evde yapılan ekmeğin lezzeti, kokusu bir başka oluyor...sizlere de afiyet olsun...biz fotoğrafıyla idare edecğiz şimdilik::)))
Sevgilerimle,
İlkay
Posted by
İLKAY |
04 Nisan, 2008 16:56
Pelin, gercekten paketli aldigimiz butun ekmeklerde katki / koruyucu madde var. Iyisimi kendi ekmegimizi kendimiz yapmamiz. Ben yarin sabah icin yiyecegimiz ekmegi az once firindan cikardim. Bu arada eger ruseym bulamazsan haberim olsun. Mail atarsin bana olur mu? Cok opuyorum.
Ilkay, sanirim internetten ruseym satan bir yerler bulabilirsin. Keske sana bir parca ekmek ikram edebilsem :)
Sevgilerimle
Posted by
Nezaket |
05 Nisan, 2008 23:53
Nezaket'ciğim çok teşekkürler canım...ikram etmiş kadar oldun::)))
İnt.te araştıracağım canım..çok tşk.ler...iyi haftalar...
sevgiler,ilkay
Posted by
İLKAY |
07 Nisan, 2008 10:32
Nezaket'ciğim ay ne iyi oldu bende rüşeym karışımlı unlarla yapıyordum ama senin gibi neye benzediğini merak ediyordum sayende bende gördüm sağol:)
Amcam da konyada un irmik nişasta işinde bende ondan isteyim aklıma gelmişken eğer gerekirse sanada yardımcı olurum sen orada rahat rahat ulaşırsın :) banada amcam gönderirse ne iyi olur:)
Tadıda eminim daha güzel olmuştur. Nefis görünüyor ellerine sağlık afiyetler olsun.
Sevgiler...
Posted by
Selcen |
07 Nisan, 2008 15:58
Ilkay, afiyet olsun :)
Selcen, cok tesekkur ederim. Bendeki bitinice mutlaka senden yardim isterim. Su siralar disaridan ekmek almaz olduk. Simdiden sana da afiyet olsun...
Sevgilerimle
Posted by
Nezaket |
08 Nisan, 2008 00:09